6 Kasım 2014 Perşembe

Alien: Isolation İnceleme (PC)



Muhtemelen bu oyunu inceleyen herkes Alien evreni hakkında kısaca bir giriş yazısı yazmıştır. Ben de herkes gibi aynı şeyi yapacağım. Sinema dünyasının kült olmuş ürkütücü yaratığı olan Alien(Xenomorph)1979 yılında Ridley Scott tarafından beyaz perdeye taşındı. O yıllara göre gerek efektleri gerekse atmosferi ile bilim kurgu korku kategorisinde sağlam bir yapım olmayı başardı. 1986 yılına geldiğimiz de ise usta yönetmen  James Cameron  ile seri devam etti.  Bu filmde görsel ve atmosfer olarak gayet başarılı bir yapım oldu. Daha sonra 2 tane daha devam filmi çekildi ama ilk 2 filmin gölgesinde kaldılar. Yine de hikaye ve Alien evrenini tanımak adına 3. ve 4. filmleri izlemenizi tavsiye ediyorum.  2000li yıllarda iki tane Alien Vs Predator filmi çekilse de çok başarılı olan filmler değildi. 2012 yılında çekilen ve yönetmen koltuğuna tekrar oturan Ridley Scott  Prometheus ile insanların  ve Alienların evrimi hakkında bir çok soruyu cevapladı. Alien evrenini daha iyi anlamak istiyorsanız Prometheus filmini kesinlikle izleyin.

Bilim kurgu filmleri arasında kült olmuş Alien ismi yeni bir oyun olan  Alien: Isolation ile  karşımızda. Alien temalı  bir çok platforma bir çok oyun çıktı. Avp(1999)  ve  Avp 2( 2001)  gayet başarılı oyunlardı ve favorilerim arasındadır. Özellikle Avp2  beni çok fazla korkutan oyunlar arasında listemde başlardadır. 3 farklı ırk ile oynayabildik ve hikayeyi 3 ırkın gözünden görebilme şansı yakaladık.  Serinin hayranlarının oyunlarda gördüğü ama bir türlü beyaz perdede göremediği Predator ve Alien karşılaşması sonunda beyaz perdeye geldi.  Alien vs Predator  filmleri çekildi. Ardından oyunları geldi. Tabi maalesef film  oyunları olan bu yapımlar seriyi sevenleri hiç tatmin etmedi. 2010 yılında Sega, Rebellion firmasına  Aliens vs. Predator adında yeninden bir oyun yaptırdı. Ortalama bir oyun  olan ve çoklu oyuncu modları eklenen oyun biraz da olsa seriyi sevenlerin yüreğine su serpti. 2013 yılında  Alien Colonial Marines adında faciaya bir oyun yapıldı. Doğal olarak yerden yere vurulan oyun ile Alien severler iyi bir oyun bekler oldu. Yapımcılar sonunda  sesimizi duydu ve adam gibi bir Alien oyunu elimize geçti.

Alien: Isolation ilk Alien filmi ile bağlantılı olmakla beraber  filmden 15 sene sonrasını konu alıyor. Ana karakterimizin ismi Amanda Ripley. Ripley soyadı size tanıdık geldi değil mi? Ellen Repliy’ in kızı olan Amanda'dır  kendisi.  Biliyorsunuz Ellen hanımın küçük bir kızı vardı. Aradan geçen 15 sene sonra  Amanda  büyümüş serpilmiş  boylu poslu çok güzel bir kız olmuştur. Annesi gibi tamir işlerinden anlayan Amanda, Torrens adlı bir gemi çalışmaktadır.  Annesinin akıbetini  merak ederken gelen bir çağrı ile annesini bulma umuduyla gemideki mürettebatı ile yola çıkar. Yolları Sevastopol adlı bir gemiye düşer. Zaten bundan sonra olaylar zinciri başlamış olur. Oyunu oynamadan önce size tavsiyem Alien filmlerini izlemeniz olacaktır. Oyunda filmlerle ilgili bir çok gönderme bulunmaktadır.

Hatırladınız mı ? ( Alien 1979 )
Mühendislerin fosilleri  Alien 1979)
Alien filminde Ash Ellen' ı böyle öldürmeye çalışmıştı
Hikaye işleyişi gayet başarılı olan oyun size sürekli merak içinde bırakıyor. Alien filmindeki mekanlar gibi her yer. Oynarken tanıdık yerler görür gibi oluyoruz. Filmlerde olan sesler , objeler ve hatta masaların üstünde duran oyuncaklar birebir oyunun içinde var. Bu evreni sevenlerin hoşuna gidecek şekilde tasarlanmış kısacası her detay. Hikayeyi anlatımının dışında ben gerçekten korkacağım bir oyun bekliyordum. Maalesef oyunun korku yönü çok ağır değil.  Size gerilme hissi yaşatan  ve sürekli  tetikte olmanız gereken bir oyun olmuş. Aniden gelen sesler , patlamalar ya da hata yaptığınızda karşınıza çıkan Alien ile arada bir korkup hoplayabiliyorsunuz. 

Sevastopol adlı gemide geçen oyunda geminin nerdeyse her  bölümünü dolaşıp Alien' dan kurtulmak için asansörleri, jenatatörleri çalıştırmak, kapalı kapıları açmak, bilgisayarları hacklemek  gibi  görevleri yapıyoruz.  Bunların dışında tek düze bir oynanışın olmaması gayet sevindirici. Gitmek istediğiniz bir noktaya alternatif yollarımız oluyor. Havalandırma boşluklarından, odaların içinden geçerek Alien' a görünmeden alternatif yollardan gidebiliyoruz.  Oyunda aynı bölümlere tekrar gidebildiğiniz için daha önce açamadığınız kapıları açacak alet edevata sahip olacağımız için o kapıları açıp hem kısa yoldan gidip hem de ekstra malzeme bulabiliyorsunuz.

Oyunda amaç gizlilik üzerine kurulu ve çok dikkatli oynamanız gerekiyor. Oradan oraya koşarak giderseniz düşmanlar için açık hedef haline gelebilirsiniz. Zaten sınırlı sayıda silah ve cephaneniz olduğu için ateş gücünü mümkün olduğunca az kullanmanız gerekiyor. Önüne geleni öldüreyim elimde nasıl olsa tabanca var derseniz önce tahtalı köye gidersiniz.  Dolaplar, masa altları, karanlık noktalar silahlardan daha önemli bu yüzden.  Alien sürekli peşimizde ve ses çıkardığımızda bizi fark ediyor. Sessiz olmanın hayati bir  önemi  olduğundan ben oyunun herhalde yüzde  80' lik kısmını çömelerek oynadım. Alien' ın görme yetisi zayıf olduğundan ses çıkarmazsanız yanınızdan geçip gidebilir ama koşarsanız ve sizi görürse muhtemelen öldünüz demektir. 

 Alien gördüm sanki
Bu manzara ile karşılaşırsanız öldünüz demektir.
Orada burada deli dana gibi dolaşan Alien' ı fark etmemiz için yapımcılar avucumuzun içine bir adet motion tracker veriyor. Bu aygıt ( filmlerde de vardı aynısı)  10 metre mesafede hareket eden nesneleri görmemize imkan sağlıyor.  Alien ya da diğer düşmanlar hareket etmezse size bir bildirim gelmiyor.  Etraf temiz diye yürümeye başladığınızda bir anda karşınıza Alien çıkabiliyor. Maalesef bu  alet havalandırma boruları gibi mekanlarda çalışmıyor. O yüzden motion tracker' ı çok dikkatli takip etmek gerekiyor.  Acelemiz olmadığı için yavaş ve emin adımlarla oynamak hayatta kalmak açısından önemli. 

3 çeşit düşman tipi var oyunda.

İnsan düşmanlarımız tetikte ve  dikkatli bu yüzden sizi gördükleri anda ateş edip yaralanmanıza sebep olabiliyorlar. Öldürülmeleri çok kolay. Tabanca ile ateş edip öldürebilirsiniz ama tabanca sesini duyan Alien gelip sizi de öldürebilir.

İkinci düşman tipi sentetik insanlar yani Working Joe' lar . İnsanlara yardımcı olmak için üretilen bu androidler bir süre sonra bozulup size saldırmaya başlıyorlar. Öldürmek çok zor. Birkaç el ateş ederek öldürebiliyorsunuz. Yakın dövüşte ise şansınız pek yok. O yüzden mümkün olduğunca onlardan gizlenerek oyunu oynamak daha mantıklı. 



Yanan bir Working Joe
Oyunda asıl düşmanımız  ise Alien.  Öldürmenin imkanı olmadığı bu canlı ile karşı karşıya kaldınız mı öldünüz demektir. Zaten oyunun amacı onlardan kaçmak olduğu için karşılaşmamanız sizin için iyi olur . Oldu ki Alien karşınıza çıktı elinizde Flamethrower( alev silahı ) ya da motolof kokteyli varsa bu silahları kullanarak sizden kısa süreli olarak  sizden uzaklaştırabilirsiniz. 

Yapay zeka gerçekten iyi olmuş. Ben oyunun bir kısmını kolay bir kısmını normal zorluk derecesinde oynadım ve  aralarında gerçekten zorluk farkları var. Normal seviyede insanlar sizi gördükleri anda ateş ediyorlar ve hemen vuruyorlar. Alien daha hızlı ve Alien' ın  hisleri daha kuvvetli oluyor.  Ufacık bir seste hemen yanınıza geliyor. Ayrıca sabit  durmuyor,  dolaplara saklandığınızda dolabın önünde durup sizi dinliyor. Ufacık bir seste yakalıyor sizi. Kolay zorluk ayarında da normalden aşağı kalır yanı yok. 

Oyunda crafting sistemi bulunuyor. Size önerim her odayı her çekmeceyi kontrol etmeniz. Bulacağınız parçalar ile tabanca mermileri ve gerekli malzemeleri bulabilirsiniz. Bu malzemeler ile bombalar, ses çıkartıcılar, molotof kokteyli, sağlık kitleri yapabiliyoruz.  Alien ya da düşmanlar ile karşılaştığımız durumlarda işimize fazlası ile yarıyorlar. Düşmana tuzaklar kurabilip  saldırılar  yapabiliyoruz.
Oyunda , demir kesiciler, boru anahtarı, hack aletleri kullanabiliyoruz . Yukarıda dediğim gibi geminin nerdeyse her yerine gidebildiğimiz için zaman zaman eski mekanlara dönüp gizli yerleri, açamadığımız kapıları ya da hack yapamadığımız bilgisayarları hacklemek için kullanabiliyoruz. 

Genellikle kapalı mekanlarda geçen oyunun grafikleri gayet başarılı olmuş. Karakter modellemeri göze hoş geliyor. Alein' ın modellemesi çok sağlam olmuş ve sizi korkutuyor. Terk edilmiş gemi havası iyi sağlanmış ve mekan tasarımları sizi oyunun içine çekmeyi başarıyor.  Özellikle uzayda geçen bölümler çok güzel olmuş. O bölümde hem etrafı inceleyerek hem de nefesimi  tutup oynadığımı  söyleyebilirim. Ayrıca oyunda hafif bir noise efekti var. Benim çok hoşuma gitti bu efekt.

                         
                     
                     
Kötü yönlere gelirsek. Grafik  hataları ile bir çok bug ile karşılaştım. Silahlarınız yerde kalabiliyor. Hem elinizde hem yerde aynı silahtan oluyor. Düşmanların içinden geçebiliyorsunuz. Bir bölümde Joe attığım molotof yüzünden yandı ve kapının arasına sıkıştı. Kapıyı açtığımda Joe yok oldu. Bölümüm geçmem için lazım olan keycard maalesef onunla birlikte gitti. Doğal olarak bölümü geçemedim ve bölümü en baştan oynadım. NVIDA ekran kartı kullanan arkadaşlarda ise  asansörlere bindiğinde  bazen oyun siyah ekrana düşebiliyor. Gerçekten can sıkan ve oyunun eğlencesini düşüren hatalar bunlar.

Havada durun motion tracker

Elimdeki boru anahtarı yerde

Başlıktaki yansıma nereye kaybolmuş

Yapımcılar bizim için değişik bir kayıt sistemi geliştirmiş. Otomatik kayıt sistemi bulunmayan oyunda belli yerlerde kayıt noktalarına gidip oyunu kaydediyoruz. Buraya kadar her şey normal ama 10 15 dakika uğraşıp verilen görevi yapıp kayıt noktasına giderken öldünüz mü gerçekten canınız çok sıkılıyor. İstediğiniz her yerde kayıt noktası yok o yüzden. Belki yapımcılar gerilimi artırmak istediler ama oyuncu gözünden güzel olmadığını söyleyebilirim.


Oyunda seslerin büyük bir önemi var. Orijinal filmin müziklerinin de kullanıldığı oyunda atmosfere uyan müzikler ile gerçekten geriliyorsunuz. Tehlikeli durumlarda  ve Alien' ın yanınızda olduğu anlarda müzik sesleri yükselip gerici bir hal alırken dikkatli olmanız gerektiğini anlıyorsunuz. Ayrıca Alien' ın havalandırma da mı olduğunu yoksa yerde dolaştığını ayak seslerini dinleyip ona göre bir strateji belirliyorsunuz. Tabi bizim ayak seslerimiz de olurda  çok çıkarsa Alien  nerde olduğumuzu hissedip zor onlar yaşamamıza sebep olabiliyor.


Aslında oyun rehber hazırlayacaktım değişiklik olsun diye ama bir anda kendimi inceleme yazarken buldum. Alien evrenini seven, bilim kurgu ve korku temalarını bir arada bulmak isteyenlerin kesinlikle tercih edeceği bir oyun olmuş Alien. Benim  sevdiğim gibi hızlı ve refleks isteyen fps oyunlara bir alternatif olan oyunu ben  beğendim.  Yüz üzerinden 85 puan verebileceğim oyunda hayatta kalmak için mücadele verirken sürekli tetikte olmanızı gerektiren  yapısı ile korku ve gerilimi bir arada yaşıyorsunuz.  Alien Coloniel Marines oyunundan sonra ilaç gibi olacak oyunu korku sever herkese tavsiye ediyorum. 


Öztürk Uyanık

Bonus


6 Ekim 2014 Pazartesi

Insanely Twisted Shadow Planet



Ben pek iki boyutlu oyun oynayan birisi değilimdir. Bir gün nette dolaşırken tuhaf isimli bir oyun gözüme çarptı. Insanely  Twisted Shadow Planet: Türkçe mealine tam getiremedim ama Delirmiş Karışmış Gölge Gezegeni diye google translet çevirisi yapıyorum sizin için :D.
Biraz da uzaylılar işgal etsin uzaylıları değil mi ?

Uzaylıların insanları işgal etmesine alıştık. Yarın bir ufo filosu dünyaya gelse ve bizi işgal etse kılımız kıpırdamaz herhalde ama bu oyunda uzaylıların uzaylıları işgaline tanık oluyoruz uzaylı gözünden. Gölge canlıları gezegenimizi ele geçirmek için saldırıya geçiyorlar.  Yavaş yavaş gezegeni kaplayıp her yeri karanlık gölge dolu bir yer yapmaya çalışıyorlar. Biz ise sakin sakin ufomuzda takılırken birden bu istilayı durdurmaya çalışan uzaylı rolünde buluyoruz kendimizi.


ITSP size bulmaca dolu bir oynanış sunuyor. Oyundaki amacımız haritadaki belirli noktalara ulaşmak. Tabi ki noktalara ulaşmak  basit değil. Önümüzde türlü türlü gölge yaratıkları ve engeller, bulmacalar mevcut. Engelleri ve gölge yaratıklarını aşmamız için de kullandığımız bir ufo var.
 Arabalar, uçaklar ve gemi tarzı araçlardan  sıkıldıysanız birazda ufo kullanmanın keyfini yaşıyoruz oyunda. Küçük bir ufo ile istilayı durdurmaya çalışırken eğlenceyi de beraberinde getiriyor oyun. Ufomuzda çeşit çeşit  silah ve araç var. Radar, ışın silahı, tutamaç, testere,roket atar gibi. Her silahımızın belirli bir görevi var. Haritada istenilen noktaya gitmek için o silahımızı kullanıyoruz. Mesela tutamaç aracımız. Yolumuzu tıkayan ya da denge ile kaldırmak istediğimiz bir ağaca kayaları koyup önümüzü açabiliyoruz.




Oyunun mantığı biraz basit haritadaki belirli noktaya gitmek her ne kadar tek düze bir oynanış gibi gelse de silahlarımızın, araçlarımızın ve oyundaki bulmacaların etkisi ile bu tek düze oynanış biraz olsun hafifliyor.

Sağlam  bir fizik motoruna sahip bir oyun ITSP. Bulmacaların büyük bir kısmı fizik temellerine bağlı. Bulmacaları çözerken zekamızın yanında fizik öğelerinden de bolca yararlanacağız.
Hep bulmaca hep bulmaca olmaz. Bulmacaların yanı sıra arada bir  gelen gölge canlıları ile   boss kapışmaları yapacağız. Bulmaca çözmekten haritada kaybolan nereye gideceğim lan ben dediğimiz anda imdadınıza yetişen boss kapışmaları birazda olsun oyuna aksiyon havası katıyor.
Alan Wake ile hayatımıza giren ışıkla sağlık doldurma bu oyunda da mevcut. Düşmanlara çarptıkça, ya da vuruldukça  bozulan ufomuzu ışık kürelerinin ve ışık çiçeklerinin yardımı ile tamir edebiliyoruz. Ayrıca Işık küreleri bir nevi kayıt noktası görevi görüyor. Öldüğünüzde (gerçi ölmek çok zor) en son girdiğiniz ışık küresinden doğup kaldığınız yerden devam ediyorsunuz.

İki boyutlu bir grafik yapısı sunan ITSP görsel olarak gerçekçi grafiklere değil ama tatlı ve sempatik görsellere sahip. Siyah, beyaz, kırmızı ve sarı renklerin hakim olduğu tonlara sahip. Gölgelerle savaştığımız bir oyunda canlı  renk tonları bekleyemezdik.




Oyun iki boyut olabilir ama sesler beni çok gerdi. Oyunu 2014 yılında oynuyoruz ama oyunda Uzaylı olmamızdan gerek sesler 50 li 60 yılların uzaylı filmlerindeki gibi. Sesler ile farklı bir hava  yakalanmış ve olumlu yönde bir artı kazanmış oyun. Müzikler ise gerici özellikle gece tek başıma oynarken gerildiğim ve tüylerimin diken diken olduğunu söyleyebilirim .

Farkı bir oyun yapısı arayanlar için güzel bir alternatif olan ITSP kendini oynatan ve sıkmayan yapısı ile oyun severlerin ilgisini çekecektir. Kandan, savaştan, zombilerden bıktıysanız denemenizi tavsiye ediyorum.


Artılar: iyi fizik motoru, sıkmayan bulmacaları eğlenceli oynanış
Eksiler: bazen haritada kayboluyorsunuz,



4 Ekim 2014 Cumartesi

Metal Gear Solid V Ön İnceleme


MGS serilerinin  bende her zaman ayrı bir yeri olmuştur. Lise zamanında bilgisayarıma  playstation emülatörü indirip METAL GEAR SOLID oynamıştım. Oyunda Sniper Wolf' u öldürdüğüm yere kadar gelmiştim. Wolf öldükten sonra hangara girdiğimiz kısımda oyun benden 2. diski istemişti. "ikinci disk nerde" dediğim kardeşim bana  " Abi yok ki ikinci disk " dediğini  hiç unutmuyorum. Ortalık yerde kaldım öyle. Ne olacak oyunun sonu ne yapacağız derken bir kaç gün sonra pc  sürümünü buldum ve yeniden oynamaya başladım. Tabi pc sürümü port olduğu için grafiksel anlamda bir şey ifade etmiyordu ama hikayesi, sinematikleri ve David Hayter' ın Snake seslendirmesi beni benden almıştı. Ardından MGS 2' yi oynadım. PS2 sisteminin gücü ile MGS serisi başka bir havaya bürünmüştü. Derken MGS 3  geldi. Bu sefer Solid Snake ile değil de Big Boss ellerimizdeydi. En kapsamlı MGS oyunu olmuştu. İçerisine eklenen çoklu oyuncu kısmı ile de çoklu oyuncu deneyimi yaşadı oyuncular. MGS 3 Subsistence sürümünü aldığım için içinde serisinin 1987 ve 1990 çıkan oyunları da vardı.Aradan o oyunlardan  da çıkmış oldu. Derken MGS4 duyuruldu. Muhteşem grafikler, hikaye ve Yaşlı Snake derken dördüncü oyunu da bitirmiş olduk. (Tüm MGS oyunlarını bir anda aklıma getiren  MGS 4'teki  Snake ve Liquid Ocelot dövüşünü hiç bir zaman unutmayacağım. )MGS serisi dördüncü oyun ile daha kapsamlı bir çoklu oyuncu moduna da sahip oldu. Neyse MGS 1 derken MGS 4 derken  Psp platformu için de bir kaç tane oyun yapan Kojima bu oyunlar arasında MGS PEACE WALKER'ı özel bir yere koydu. Zaten oyun  MGS PEACE WALKER ile bağlantı durumda.


Önce MGS GROUND ZEROES' dan bahsetmem gerekiyor. MGS GROUND ZEROES' u PlayStation 4'te daha iyi bir görsellik olacağı için PlayStation 3 'üm varken oynamadım. Ne yazık ki PS4' ü de  hala alamadım. Evlendiğim için konsol parasına beyaz eşya aldım çünkü :D. Neyse Özel hayatımı bir kenara bırakalım. Sıkı bir MGS fanı olarak yeni oyunun bizlere neler getireceğini  sizlerle paylaşmak istiyorum.  Yaklaşık bir sene önce MGS V PHANTOM PAIN' e giriş oyunu olarak çıkan MGS GROUND ZEROUS  ile oyuncuların MGS V hakkında biraz da olsa ön bilgimi olmuştu. Her ne kadar Kojima MGS GROUND ZEROES ' un  tam bir oyun olduğunu ve  ana hikayenin 2 saat kadar sürdüğünü söylese de  ana hikaye modunu 10 dakika içerisinde bitiren oyuncular  bile oldu. Dolayısı ile kısa oyun süresinden şikayet eden oyuncular hem verdikleri paranın karşılığını alamadı hem de  hevesleri kursaklarında kaldı. ( Gerçi benim kalmadı hala oynamadım oyunu biliyorsunuz :D.) MGS GZ oynasaydım daha farklı bir ön inceleme yazardım diye düşünüyorum ama yine de sizler için MGS V PHANTOM PAIN oynamadan önce MGS GROUND  ZEROES ' u oynamakta kesinlikle fayda var diye düşünüyorum.


MGS V  PHANTOM PAIN,  PSP için çıkan MGS PEACE WALKER' dan  1 sene sonrasını konu alıyor. MGS PEACE WALKER'ın  sonunda olanları kısaca hatırlatmak istiyorum. Ramon Galvez Mena'nın Rus ajanı olduğunu öğreniyorduk. Bize ihanet eden Mena,  Peace Walker ile Latin Amerika'yı işgal etmek istiyordu. İşin içine Paz' da karışıyordu. Bu olaylar neticesinde Paz ve Chico esir düşüyordu. MGS GROUND ZEROES ' da   Big Boss, Paz' ın Küba'nın güneyindeki Camp Omegada esir düştüğünü öğreniyor. Miller ile Paz'ı  kurtarma görevine gidiyordu. Tabi kurtarma sırasında XOF adlı grup  Big Boss' u ve Miller' ı yakalıyordu. Daha sonrasında Big Boss 9 sene sürecek bir komaya giriyordu.

Gelişen bu olaylar neticesinde bir hastanede gözlerini açan Big Boss ( aslında ben Snake demeyi daha çok seviyorum.) kafasında şarapnel parçası, sol kolunun da olmadığını görüyordu. Hastaneden kaçmayı başarıp Ocelot' un yardımı ile Afganistan'a gidiyordu. Bildiğiniz gibi bundan sonrası nette defalarca izlediğimiz oynanış videosu ile devam ediyor.



NOW GO! LET THE LEGEND BACK TO LIFE (ŞİMDİ GİT! EFSANE HAYATA GERİ DÖNSÜN)

Serinin  yeni oyunundaki en büyük değişiklik açık dünya öğelerinin içerisinde bulundurması olacak. Değişen hava koşulları, gece gündüz döngüsü, kum fırtınaları ve bir çok doğal etmen oynayışımızı etkileyecek. Düşman üstlerine sızma, gizlilik içeren görevleri çizgisel bir oynanış ile değil de farklı şekillerde yapabileceğiz. Her ne kadar GTA  kadar açık temalı bir oyun olmasa da içeriği hakkında bir kaç izlenimi sizlerle paylaşmak istiyorum

MGS PEACE WALKER' da Kojima MGS serisine yeni bir oynanış sitemi getirmişti.. Mother Base isminde bir üssümüz vardı. Yakaladığımız askerleri balon yardımı ile üsse gönderiyorduk. Burada eğitim alan askerlere görevler verip onları geliştiriyorduk. Görev yapıkça kazanılan puanlar ile kendimize silah,ekipman, araç alabiliyorduk. MGS V' te bu oyun şekli daha kapsamlı olacağa benziyor. İzlediğim videolardan bol bol elmas toplayacağımızı, askerlerin yanı sıra, araçları, konteynırları hatta küçük baş hayvanları bile  üsse gönderebileceğimizi söyleyebilirim. Üsse gönderdiğimiz askerler, araçlar ve bir çok şey bizlere görevlerde yarımcı oluyor. Cephanemiz bittiğinde üssümüze bağlanıp cephane yardımı alabilirken, sızmak istediğimiz üste hava saldırısı yapabiliyoruz.

Kurbanlık koçu üsse gönderirken 

Mother Base' den de bir kaç satır ile bahsetmek istiyorum. Mother Base askerlerimizin, tanklarımız, helikopterlerimizin olacağı, atış talimleri yapabileceğimiz bir karargah. Oyun içersinde topladığımız her şey bu üsse mevcut. Ayrıca Mother Base MGS 2' deki Bis Shell' i andırıyor ve biraz da olsa nostalji yapıyoruz. İzlediğim 30 dakikalık oynanış videosunun sonunda üssümüze bir saldırı oluyordu sanırım ara ara üssümüze saldırılar olacak ve üssümüzü korumamız gerekecek.

MGS V açık dünya temalı olacağı için oyunda bize bir kaç kolaylığa da yer verilecek. Gideceğimiz  noktalar uzak olacağı için araç kullanıp, at sürebileceğiz. Atımızı ıslık yardımı ile çağırıp varış noktalarına daha hızlı bir şekilde gidebileceğiz.

Aranızda MGS 2 oynamış olan varsa Big Shell' de Raiden ile oynarken kameramızı fps görüş açısına alıp yukarı doğru  baktığınızda martıların ekranınıza pislediğini görüyordunuz.  Kojima işte böyle olayları çok seviyor olmalı ki MGS V 'te atımıza arada bir dışkı bırakabiliyor :)

Dört nala gidebileceğiz artık



Gerçek zamanlı bir döngüsü olan oyunda saati ileriye alabiliyoruz. Yapmamız gereken Snake' e sigara içirtip zamanın hızlı bir şekilde akmasını sağlamak. Bu özellik ile gündüz sızmamız gerek bir üsse,  havanın kararmasını bekleyip gece sızabiliyoruz. Karanlıkta düşmanlar bizi iyi göremeyeceği için daha rahat sızma görevi yapabiliriz diye düşünüyorum.

Karşımıza ilk kez MGS 3' te çıkan ve çok beğenilen CQC modu bu oyunda da olacak gibi gözüküyor. CQC modunun dışında oyuna bir de Reflex Modu eklemiş yapımcılar. MGS serisinde düşmanla karşı karşıya gelip düşman sizi gördüğünde çok hızlı olmanız gerekiyordu. Ufak bir hata yapıp düşmanı etkisiz hale getiremezseniz dakikalarca alarmların susmasını bekleyebiliyorduk ve gerçekten sıkıcı bir durum oluyordu. İşte tam burada ise  Reflex Modu devreye giriyor. Düşman sizi fark ettiğinde Reflex Modunu devreye sokarsanız düşman alarm vermeden onu etkisiz hala getirebiliyorsunuz. Dürbün kullanımı da bizim çok işimize yaracak gibi duruyor. Düşmanları işaretleyip yerlerini belirleyeceğimiz gibi gitmek istediğimiz noktaları dürbün ile işaretleyip daha farklı savaş stratejileri belirleyebileceğiz.

MGS serilerini farklı kılan etmenlerden biriside Card Box' lardır. Bir çok geyiğe, espriye konu olan bu kutular  yeni oyunda daha fazla işimize yaracak gibi. Eski oyunlarda içine saklanıp yürüyebildiğimiz sıradan kutulardı. Bu oyunda ise kutuların içine sadece saklanmıyoruz. Kutu içinde saklanırken bir anda kutudan yukarı doğru çıkıp düşman etkisiz hale getirip tekrar kutu içine girebiliyoruz. İkinci olarak ise düşman bizi fark ettiğinde  hemen kutunun yan tarafından hızlı bir şekilde kayarak uygun bir noktaya saklanabilme imkanımız oluyor. Düşman kutuya baktığında kutunun boş olduğunu görüyor ve ardından  düşmanı gafil avlama için fırsat doğuyor.  İşin eğlenceli bir kısmı da var elbet. Telsiz ile destek isteyip düşmanın kafalarına kutuları indirip onları etkisiz hale getirebiliyoruz.

Off Hatuna bak

Solo bir şekilde oynadığımız seriyi yeni oyunda takım arkadaşlarımız da olacağı videolar ile gün yüzüne çıkıyor. Oyunun Tanıtımlarda bir kaç kişiden oluşan askeri bir grup görmüştük. İçlerinden bir tanesi de Quiet' idi. Sanırım oyunda Quiet  veya diğer takım arkadaşları ile beraber görevlere gidebileceğiz. Hiç beklemediğimiz bir takım arkadaşımız daha olacak oyunda. Snake' in  köpeği. İzlediğim videolarda Snake ormanda annesi ölmüş bir yavru köpek buluyor. Onu üsse getiriyor ve büyütüyor. İsmi DD( Diamond Dog ) olan köpek  sanırım görevler sırasında bize baya fayda sağlayacak. Yalnız  takım arkadaşlarımız ölümsüz değil. O yüzden ne arkadaşlarınızı ne de köpeğinizi görevlerde ölmelerine izin vermeyin. Ölürlerse geri gelmeyecekler ve hikaye bu şekilde devam edecek.

Eski oyunlardan da karakterler MGS V' te olacaktır. MGS' deki Ninja Grey Fox' un bile oyunda olacağına dair ihtimaller var. Neredeyse her oyunda olan Ocelot' un bu sefer orta yaşlı halini MGS V' te göreceğiz.( Altı bezli halini görmediğimiz kaldı sadece :D)  Dost görünen Ocelot' tan her şeyi bekleyen ben oyunun sonlarına doğru bize ihanet edeceğini düşünüyorum. Artı olarak İzlediğim bir videoda da  gaz maskeli birisini görmüştüm. Umarım o da PSYCHO  MANTIS' tir. Otacon' un babasını da MGS 5'te  göreceğiz. Bize mekanik kolu yapan da Otacon' un babası olacaktır muhtemelen. Artı olarak Eli adlı karakterin Liquid Snake olduğuna dair söylentiler de bulunmakta.

Liquid Snake misin acaba ?

Oynanışa ve içeriğe odaklı bir yazı yazdığım için oyunun grafikleri için pek bir şey yazmayacağım. MGS serisinin grafik kalitesi  hep üst seviyelerde olmuştur. Oyun Fox motoru ile geliştiriliyor. Fox motorunu daha önce Metal Gear Rising: Revengeance' da görmüştük. Yeni neslin tüm nimetlerinden yararlanacağı için  daha iyi grafiklerle önümüzde olacak. Gerçekçi ışıklandırmalar, gölgele ve  karakter modellemeleri ile görsel şölen bizi bekliyor. Zaten izlediğimiz videolarda ağzımızın suyu akmadı mı ? Oyun PS4' te 60 fps hızında çalışacağı için bize koltuklarımıza yaslanıp oyunu oynamak kalacak.

Kojima' dan tek istediğim beni saatlerce oyun başından kaldırmayan uzun bir oynanış süresi olan bir oyun yapması. Oyun ile sevmediğim tek şey  var onu da yazmadan geçemiyorum. Ne yazık ki Snake' i David Hayter  seslendirmiyor. Sesi ile Snake' e can veren kişi oyuncu Kiefer Sutherland.  Kiefer Sutherland' in dublajını beğensem de David Hayter ile Snake' i bütünleştirdiğim için içimde hep bir şeyler eksik olacak bu oyunda.

Oyunun çıkış tarihi hakkında kesin bilgilerimiz olmasa da 2015' in ilk çeyreğinde çıkacağı kulağımıza gelen dedikodular arasında MGS V' in konsollar dışında pc platformuna da gelecek olması pc kullanıcıları için iyi bir haber olacak gibi duruyor. Kojima umarım oyunu pc platformu için sağlam bir optimizasyon ile yapar. Fare ve klavye desteği de gelirse pc kullanıcıları için MGS V tadından yenmez.

Hikaye konusunda karmaşık olduğunu düşünseniz de, MGS serisi yakından bakınca ayrıntılar ile sizi içersine çekeceğe benziyor. Çocuk askerleri, işkence temalarını, intikamı işleyen MGS V' te yeri geldiğinde hüzünleneceğimiz, yeri geldiğinde eğlenceli göndermeler ile  güleceğimiz, gerilim ve aksiyon dolu, abi bu sinematikler sonsuza dek sürsün dediğimiz bir oyun olacak. Her taşı özenerek hazırlanan gerçekçi grafikler ve sandbox bir oyun olması özelliği ile de bize özgür bir dünya sunacaktır. Seveninin öldüğü, sevmeyenin yüzüne bile bakmadığı seri yeni oyunda bizlere daha farklı bir deneyim sunacaktır. Yazmadığım bir çok etmeni içinde bulduran oyun belki de serinin en iyi oyunu bile olabilir.
Bilgisayarınız güncellemediyseniz hemen yeni bir konfigürasyon dizmenizi ya da yeni nesil bir konsol alacaksanız hemen almanızı şiddet ile tavsiye ediyorum.



Öztürk UYANIK

24 Ekim 2012 Çarşamba

CYRAX



Safeties Disabled; Combat Mode Engaged



Küçüklüğümden beridir teknolojiye ilgi duydum, bu yüzden teknoloji  hayatımın hep önemli bir parçası oldu. Tabi ki hayatımın parçası olan teknolojideki çekicilik oyun zevkime de yansıdı. Bu yüzden teknoloji ile haşır neşir olan oyunları seviyorum. Örnek vermek gerekirse bir Ages Of Empires hastası değilimdir bana hitap eden oyunlar  Starcraft ve Red Alert' dır.

Doğamda var küçükken hep robot olmak isterdim. Transformers, Voltron gibi arabaya, uçağa dönüşebilsem derdim. Hayal ettiğim şeylerden biri de boynumda küçük bir robot bölümü olması ve yavaş yavaş açılıp özel efektlerle beni robota dönüşmemdi.  Yapmak istediğim yapamadığım bir çok şeyi robotlar yapabiliyor. İnsanlardan  güçlüler, öldürümeleri zor  ve yok edici silahları var. Bunlar  bana çekici geliyor. Dediğim gibi bu olaylar benim oyun zevikimi de etkiledi.

Bir oyun var. O oyundaki karakter bana hep çekici geldi. Sarının ve siyahın birleşimi olan bir zamanlar insanken bir cyborga dönüşen, teleport  yeteneği olan, yeşil ağı ile, göğsünden çıkan bombaları ile rakibe burada her yer tehlikeli dedirten ve son olarak yakın dövüşteki teknolojik komboları ile beni benden alan karakter; CYRAX


Cyrax, Lin Kuei klanına bağlı olan Afro Amerikalı bir insandı . Daha güçlü, duygusuz olması için Sektor, Smoke gibi klanı onu da bir cyborga dönüştürdü. Farklı hikayelerde karşımıza çıksa da ana görevi klanına ihanet eden ve cyborg olmayı reddeden  Sub Zeroyu yakalayıp cyborga dönüştürmekti. Sonra Sonya ve Jax ile arkadaş oldu.

Shao Kahn ve yardakçılarının dünyayı(Earthrealm) işgalinde Sub Zero, Cyrax’ i yendi. İyi olan Sub Zero Shao Kahn’ ı öldürmesi için Cyrax’ i tekrar programladı ama Shao Kahn dünya için savaşan dövüşcüler tarafından yenildi.  Cyrax Shao Kahn’ la karşılaşamadı. Tekrar programlanmak için bekledi. Programlayan kimse olmayınca, Cyrax ‘in dövüş mekanı olan  ve hep arkada planında Cyrax’in çırpınışlarını gördüğümüz çöle( DESERT) batarak bozuldu.

MK Gold da ise Lin Kuei tarafından tamir edildi. Ama ilk Cyrax’ten farklı bir Cyrax vardı ve dostu olan Sektor’u denetlemek için görevlendirildi. Ardından Sonra Cyrax, Sonya ve Jax ile arkadaş olduğunu hatırladı ve tekrar iyi tarafa geçti. Sonya ve Jax tarafından insana dönüştürülen Cyrax 
Sonya’ya ve Jax’ e  minnettar oldu ve Earthrealm’ da gözcü olarak kaldı.

MORTAL KOMBAT 9

Orijinal hikayesi böyle olan Cyrax MK 9‘ da da buna benzer bir hikaye ile başlıyor oyuna. İlk MK turnuvasında iyi olacak dediğimiz karakterimiz oyunun ikinci bölümünde kötü olarak karşımıza çıkıyor.  Bu sefer Sub- Zero yerine önce  Smoke’ u robota çevirmeye çalışıyor ama başaramıyor. Daha sonra Sub Zero’nun kardeşini robota çevirmeyi başarıyor.  Görevini tamamlayan Cyrax oyunun son bölümlerinde  yok ediliyor. 

Yerim kısıtlı olduğu için sonuç olarak  sunu söyleyebilirim Cyrax MK evrenindeki en iyi karakterlerden birisi. Hem sert dövüş yapısı hem de teknolojik desteği arkasına alarak size güzel dövüşler kazandıracaktır. 


Öneri !!

Cyrax’ in en sevdiğim özel atağı ise RAGDOL’dur. Aşağı ileri ve  x kombinasyonu ile rakibin altına doğru  tekme atıyor,  rakip havaya doğru yükseliyor o anda  R1’ e basarsanız rakibi yere savuruyor. Siz de güzel bir kombo yapıyorsunuz :D.   

Not: Rastalı saçları ve teknolojik aletleri ile Cyrax'i ne zaman görsem aklıma Predatorlar geliyor :D

27 Temmuz 2012 Cuma

Metal Gear Rising: Revengeance ÖN iNCELEME




KOJIMASIZ BİR MGS !!

Bayonetta ve Vanquish serisinin yaratıcı olan Platinum Games, yeni MGS oyunu ile karşımıza çıkıyor. Kojima ve Metal Gear Solid hastası biri olarak bu olaya çok sıcak bakmasam da firmanın oyunları hep başarılı olmuştu. Yapımcı firma aksiyonu bol, hızlı oynanışı olan, fazla kombolu ama bana göre bir o kadar kötü müzikli oyun yapan bir firma. Dolayısı ile yeni oyunumuz çok hızlı ve bol kombolu hack slash tarzında bir oyun olacağa benziyor.

BEN RAIDEN’ I KIZ SANIYORDUM

İtiraf edeyim Msg 2’ yi oynadığımda Raiden’ ı başlangıçta kız sanmıştım . Raiden çocuğu annesinin karnında olan bir baba adayıymış meğersem. 

Ana karakterimiz Jack. Kendisinden Mgs 2 ile nefret ettiğimiz Raiden olur. Mgs 4' te Cyborg bir ninjaya dönüşmüş ve ezeli düşmanı olan vamp ila kapışması hem gönlümüzü feth etmişti hem de ona olan olumsuz bakış açımızı değiştirmişti.

Oyunun Mgs 2 ile Mgs 4 arasında bir zaman diliminde geçeceği ve Rainde ‘ın nasıl Cyborg Ninjaya dönüştüğünü öğreneceğimizi düşünüyorduk. Ama yeni geçen bilgilerle Raiden’ın farklı bir hikayesi olacağını ve oyunun Mgs 4 sonrasını konu alacağını düşünüyorum. Kojima’ nın hikayesine katkıda bulunmadığı Aksiyonu ve temposu yüksek bir oynanışa odaklı oyun oynayacağı kanaatindeyim.



KALEM KILIÇTAN KESKİNDİ AMA BU OYUNDA DEĞİL !!

Oyun muhtemelen hack slash tarzında olacak. Pmcler , Metal Gear Gekkolar ve özel ajanımsı düşmanlarımız var. Düşmanı yakaladığımızda kafa, kol bacak, ne kadar uzun varsa kesip biçeceğiz ve etrafa sanki fatality yapıyormuşcasına ölüm saçacağız . Elinden eksik olmayan kılıcı ile Raiden Mgs tarihinin en kanlı oyunu ile geliyor. Tabiki sadece kılıç değil kombo atakları dövüş teknikleri de oyunda mevcut olacaktır. Metal Gear Ray’ de bizlerle birlikte olacak. Mgs 2 de takla atıp, stingerla alt ettiğimiz MG Ray’i bu oyunda ordan oraya fırlatıp kesip biçeceğiz ve intikam alacağız.

Oyunda binaların duvarlarına tırmanıp koşacağız ve düşmanlara ani saldırılar yapabileceğiz. yeni oyunumuz gizliliten çok aksiyon odaklı olacak bu yüzden

Motor olarak FOX ENGINE kullanacak. Kojima’ nın olan bu motor, grafiksel olarak bence iyi şeyler ortaya koyacak. İzlediğimiz oyun içi görüntülerde canlı rankler, güzel ışıklandırmalar ve sağlam bir fizik motoru olduğu gözümüzden kaçmadı. Oyunda özellikle uzuv kopmaları benim çok hoşuma gitti.

Sinematiklere dair bir bilgim yok. Umarım diğer Mgs oyunları gibi Metal Gear Rising' de bol ve kaliteli sinematikler olur.



Sesler için bir şey diyemem Platinium Games oyunlarında bana göre müzikler hep kötü oluştur. Japon olan yapımcı zaten oyunlarına Japon tekno müzikler koyuyor.

Şu ana kadar kötü bir Msg oynamadığımızı göz önüne alırsak Platinum Games' in işi zor. Ama yaptığı güzel oyunlarla umut ışığı gösteren firma bence iyi bir oyun yapacak. Oyunun bir an önce çıkmasını ben de merakla bekliyorum.

Güzel grafikleri, bol aksiyonu, kesip biçmeyi sevenlerin gönlünü feth edecek olan oyun, gizliliğe dayalı, öldürmek yerine saklandığımız, hikayesi ile bizi yeri geldiğinde ağlatan MGS hayranlarını ne derece sevindirebilecek hepimiz bekleyip göreceğiz.

17 Temmuz 2012 Salı

Binary Domain İnceleme


Dünya yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Sular yükselmiş ve doğal afetler baş göstermiştir. Bu olaylar yüzünden dünyadaki bir çok şehir haritadan silinmiştir. Yok olmayan şehirlerde ise  azalan iş gücü için robotlar yapılmaya başlamıştır.

Bergen adlı şirket robot yapımında önemli bir  yere sahiptir. Hollow Children adında insan gibi görünen, dışı et içi metal iskeletli ( bildiğiniz Terminatör' ün günlük yaşam  versiyonu  olan ) robotlar yapmaktadır. Bu robotlar kendilerini insan sanmaktadır. Ta ki bir robotun Bergen şirketinin merkez binasında intahar etmesine kadar. İşler bu olaydan sonra patlak verir ve olaylar büyür. Bergen şirketi Japonya'da aynı işi yapan ve Amerika' nın içine gizli robot ajanlar sokan Amada şirketini engellemek için bir ekip göndermeye karar verir. Biz de bu ekipte yer alan Dan isimli bir askeri kontrol ediyoruz.
Tps başkış açısı ile yol aldığımız oyuna bir video ile başlıyoruz. Oyunun başlangıcı  tutorial bölümü olmuş. Dan  ile neler  yapabileceğimiz ve kontrolleri öğreniyoruz. Kısa bir eğitimden sonra bir anda karşımıza Made in Japon olan Terminator benzeri robotlar çıkıyor. Biz de aksiyona başlıyoruz.

En büyük yardımcımızın, silahlardan çok yanımızdaki kankamız Big Bo olduğunu söyleyebilirim. Kendisi Zenci ve espirili dili ile oyundan keyif almanızı sağlıyor. Ayrıca kendi yapay zekası var.  Big Bo' un dışında başka takım arkadaşlarımız da olacak ama böyle takım arkadaşlarımız olan bir oyunda keşke oyunda Co-op modu da olsaydı demeden edemeyeceğim.


Kontroller klasik bir tps yapısında.  Siper sistemi ile ilerliyoruz. Siper alıp robotları düşmanlarımızı öldürebiliyoruz. Gerçi oyunca siper almasanız da ölmeden normal zorlukta düşman öldürebiliyorsunuz. Gears of war gibi kafanızı siperden çıkarttığınızda ölmek bu oyunda yok.  Başlarda düşman vurmak zor olabiliyor.  Bunu oyunun kontrol sistemine bağlayabilirsiniz ama oyun ilerledikçe silahlarımızı geliştirerek vuruş hissimizi, silahlarımızın verdiği  hasarı arttırabiliyorsunuz.

Geliştirme demişken o konuya da değinelim.  Oyunda ara ara özel makineler bulacağız bu makineler silahlarımızı güncellemekte ve yeni donanım almakta bize yardımcı olacaklar. Bu donanımların içinde sağlık paketleri, özel güçler ve silahlar var.  Bunları satın alırken kendimizin ve arkadaşımızın silahlarını buradan güncelleyebiliyoruz. Bu güncellemeler bedava değil. Bunun için bol bol robot yok edip özel vuruşlar yapmamız lazım. Oyunun sol üst kısmında kredilerimiz birikiyor ve bu krediler karşılığında bir işimizi görüyoruz.

İki adet ana silahımız,  bir adet tabancamız  ve  bir el bombamız var. Silahların çeşitliği fazla. Bir adet Assault Rifle taşıyoruz.  Elinizde ki Assault Rifle sabit silahınız. Onun  haricindeki silahı bırakıp  yerde ki bir silahı  alabiliyorsunuz. Ama bazen yerdeki silahı alsam mı almasam mı,  alırsam diğer silah daha iyi olurdu gibi bir karambol yaşayabiliyorsunuz.  Çok büyük bir problem değil ama iyi silah seçimi oyunda önemli.  Bir bölümde sniper yerine başka bir silah satın aldım. Tepedeki robotların gazabına uğradım bu yüzden.  Mermi sıkıntısı çekmiyorsunuz oyunda bol bol mermi  mevcut o yüzden elinizdeki tüm cephaneyi düşmana boşatabilirsiniz.  


Buraya kadar pek olumsuz konuşmadım ama olumsuzluklar kendini yapay zeka ile göstermeye başlıyor. Geçen ay Resident Evil incelememde zombiler de yapay zeka aramıyorum demiştim. Aslında robotlarda da aramamak lazım ama sene olmuş 2080 insan gibi robotlar yapıyorlar da savaşan robotların zekası neden maymundan az.  Kendileri ateş ederek üstünüze gelip açık hedef oluyorlar sadece. Arada bir siper alsalar da nafile.  Terminatör olsalar anlardım çünkü onları yok etmek çok zor ama bu robotlar 2 saniye de parçalanıyor.  Yardımcı karakterimiz için güzel şeyler söyleyebilirim ama kendi kendilerine oldukça iyi iş çıkartıyorlar. Yalnız siz yere düşüp " help "  diye bağırdığınız da sizi ölüme terk edebiliyorlar.

Gelelim  Binary Domain' i Binary Bomain yapan özelliğe. Biliyorsunuz Kinect ve Move gibi cihazlar hayatımıza girdi. Oyun oynadığımızı daha çok hissetmeye başladık bu cihazlar sayesinde.  Binary Domain bu tür cihazlar kullanmak yerine mikrofon kullanma yolunu seçmiş. Oyunu oynarken takım arkadaşlarımıza sesli komutlar vererek yapmaları gerekenleri söylüyoruz.  Bu komutlar çeşitli şekillerde " fire, charge, regroup, cover me ". Yerinde ve zamanın da bu komutları kullanırsanız takım arkadaşlarınız harekete geçiyor.  Yere düştünüz ve ölmek üzerisiniz "  help " diye bir ağıt yakın takım arkadaşınız gelip sizi kurtarsın. Düşman üstünüze  mi geliyor ve enerjiniz azaldı hemen " charge " diye bağırın takım arkadaşlarınız düşmanın üstüne akın etsinler. Arada bir bu komutları alamayabiliyor oyun ve s iz de "Fire Lan amk( açık mert korkusuz) " diye sinirden bağırabiliyorsunuz . Güzel ve diksiyonlu bir şekilde söylemeniz lazım. Bu komutları tam ve doğru söylemek isterseniz oyunun içerik menüsünden kendinize bir test yapabiliyorsunuz. Yalnız evde tek başınıza oynamanızı öneriyorum bu oyunu arkadaşlarınız gelip " napıyon lan manyak mısın ? " gibi tepkiler alabiliyorsunuz .


Görsel olarak güzel bir oyun olan Binary Domain ortalamanın üstünde ve gözümüze hoş gelen grafiklere sahip. Gelecekte geçen oyun size gelecek temasını yaşatıyor.  Karakter modellemeleri de bir o kadar başarılı. Oyunu oynarken karakterlerin başarılı modellemelerine gözünüz çok takılacaktır.  Fizik etkileşimin de az da olsa olduğu oyunda variller hareket edebiliyor ve ateş ettiğiniz nesneler parçalanabiliyor. Gerçekçilik adına güzel bir ayrıntı. Düşmanlarımızın da parçalandığını söyleyebilirim. İster  boss ister normal düşman olsun ateş ettikçe hasar alıyor dışındaki kaplamalar dökülüyor ve metal iskeletleri ortaya çıkıyor. Gözünüze güzel bir görünen bir artı olmuş diyebilirim parçalanma efektleri için.

Japon oyunlarının müziklerini sevmiyorum. Niyeyse beni hiç gaza getiremiyorlar. Bu derece aksiyonu bol ve hızlı bir oynanışa sahip oyunda sert ve hızlı müzikler şart. Binary Domain bu konuda beni pek mutlu edemedi. Ama sesler konusunda gayet olumluyum. Oyunun içinde olduğunuzu hissediyorsunuz karakterlerimiz pek bir geveze ama ince espiriler yapıp size neşe verebiliyorlar. Her birinin canlılığını hissedebiliyorsunuz.  Aksiyon filmleri ve oyunlarında ki espirili diyalogları hep sevmişimdir ve bu oyunda bunu başarılı bir şekilde yansıtmış

O zaman ne diyelim Binary Domain şu aksiyon oyunlarının kıt olduğu zaman da size ilaç gibi gelecektir. Tamam oyun size sesle komut dışında yeni  bir şeyler vaat etmiyor ama oturup bitirebileceğiniz sesle kendinizi hafifte olsa terminatör öldüren biri gibi hissediyorsunuz. İlginç hikayesi de dikkatinizi çekecektir